Devşirilip Türkleştirilen Zaza Kürtleri ve Korucu Kırmac Kürtlerin halini varın siz düşünün! Yakın zamanda planlı ve programlı olarak yetiştirilen Zazacı Kürtler Eski Kürtçü Zülfü Selcan Almanya’da Zazacı olarak yetiştirildi. Asıl mesleği makine mühendisliği olan Selcan’a 1978’de TU Berlin’de (Technische Universität Berlin) öğretmeni Georg Hincha tarafından hiç hak etmediği -gizli dilbilimi koltuğu- verilerek satın alındı. Aslında Technische Universität Berlin’de ne Kürtçe’nin Kurmanci bölümü, ne de Kirmanckî bölümü vardı. Ama Georg Hincha nasıl uydurduysa ona o üniversite gizli ve önemli bir görev verdi. 2010 yılına kadar onu orada kullandılar.
Kirmanckî konuşan Kürt çocuklarına, “siz Kürt değilsiniz, Zazasınız” diye yıllarca Technische Universität Berlin’de siyasi Zaza kurslarını ve seminerler düzenledi. Sonra bu siyasi Zaza kursları ve seminerleri bütün Avrupa üniversitelerine yayıldı. Selcan, Zaza projesinin daha da yaygınlaştırması çerçevesinde 2010 yılından sonra Tunceli Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı bölüm başkanlığına getirildi. Binlerce akademisyenlerin üniversitelerden atıp açlığa mahkum eden faşist rejim Zülfü Selcan’a bu baskıcı dönemde hiç dokunmaması, tek başına onun kimler için çalıştığının bir kanıtıdır. 14 yıl “Tunceli Üniversitesi”nde soykırımcı devlete “biz Kürt değiliz” diyerek Zaza öğretmenleri yetiştirdi. “Ben Kürdüm” diyen öğrencileri de sınıfından kovdurdu. Son görev yaptığı o ünivertiseden emekli oldu.
Türk devleti bilinçaltında şöyle düşünüyordu: “Küresel uygarlık güçleri bana Kürtleri soykırımdan geçirip yok etme görevi vermiştir. Kürt olmayın, Kürt Özgürlük Hareketi ile yan yana gelmeyin, onlarla birlikte yürümeyin de, ne olursanız olun!” Bu yüzden devşirilip Türkleştirilen Zazalara dokunmuyorlardı. Zülfü Selcan’nın kimler tarafından Almanya’da Zazacı olarak yetiştirildiğini çok geniş bir şekilde “Berlin Dêrsim 38 Konferansı ve Kürt Soykırımları” kitabımızda anlatmıştık. Daha fazla bilgi için bu kitaba başvurabilirsiniz. Bir de, „Avrupa Merkezci İdeoloji olarak Zazacılık“ yazımda açıklamıştım. Avrupa merkezci milliyetçilik anlayışıyla özellikle 1980’lerden sonra Almanya ve İsveç’de Zaza dili ve kültürü tezleri üzerine akedemik çalışmalar başlatıldı. Avrupa devletleri tarafından finanse edilen dergiler ve çeşitli yayınlar yapıldı. Bu yayınlarda, “Zazaların ayrı bir millet, Zazaca’nın da ayrı bir dil olduğu” vurgulanıyordu. Bir zamanlar MİT ile birlikte çalışan eski solcu Ebubekir Pamukçu ise İsveç’te Zazacı olarak yetiştirildi. O da İsveç’te Kirmancî konuşan Kürt çocuklarına, “siz Kürt değilsiniz, Zazasınız. Zazalar ayrı bir millettir.” diye yıllarca Stockholm’de Zaza kurslarını düzenledi. Pamukçu, 1991 yılında Stockholm’e vefat etti. Cenazesi Türkiye götürülerek, Çermik’in Buderan köy mezarlığında toprağa verildi. Ama onun Zaza çalışmalarını öğrencileri devam ettirdi.
Şimdi Türkiye; Zazacı Georg Hincha, Zazacı Zülfü Selcan ve Zazacı Ebubekir Pamukçu’nun yaptıkları çalışmalarının ürününü biçiyor. Bunlar uygarlık güçlerin plan ve projeleri çerçevesinde yapıldı. Bu yüzden diyoruz ki, bütün bunları bilin. Kendi Katillerinize Aşık Olmayın! Sırf Kürtlerden ayrı durmak için kendilerine Zazayım diyenler AKP ve MHP’nin propagandasını yapacak olan Zaza televizyonu açıyorlar. Yani onların Kirmancî (Zaza) diliyle onlara hem küfür edecekler, hem de onlara uygarlık yıkıcı Türk egemenlik sistemin yaptığı katliam ve soykırımlarını meşrulaştırmak istiyorlar.
Öyle değilse devlet neden Berlin’de yıllardır çok kısıtlı olanaklarla Kirmancî (Zazakî) dilini geliştiren „Înstîtutê Ziwan û Kulturê Kirmancî (Zaza) –IKK- e. V“ kurumunu ve Vate Dergisini çıkaran, dil konusunda konferaslar düzenleyen desteklemelerini bir yana bırakalım, İstanbul’daki Enstîtuya Kurdî’ye yaptıkları gibi engel çıkarmaya çalışıyorlar, ama kendilerine „Zaza’yım“ diyen devlet yanlılarını uygarlık güçlerin projeleri çerçevesinde destekliyorlar? Propagandalarını yapan onca televizyon yetmiyormuş gibi, bir de Zaza dilinde siyasi propaganlarını yapacak olan bir televizyon kanalı daha açıyorlardı. 2018 yılında Rusya’nın hava sahasını açıp yardım etmesi ardından Batı’nın ileri karakolu olan Türkiye’nin „Zeytin Dalı Harekâtı“ adı altında Kürtlerin yaşadığı Afrin’i işgal edip, oraya IŞİD’lileri yerleştirmeye çalıştığı bir dönemde, Zaza Federasyonu Başkanı Murat Bukan, tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve o dönemdeki içişler bakanı Süleyman Soylu gibi şöyle demeç vermişti: „Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun.
Allah ordumuzu muvaffak etsin… Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Afrin bölgesinden açılan taciz ateşlerine meşru müdafaa kapsamında mukabelede bulunuldu ve PKK/PYD-YPG terör örgütü mensuplarınca kullanılan barınak ve sığınakları vurdu… Böylece meşru müdafaa kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri, ’Zeytin Dalı Harekatı’ ile gereğini yapmıştır. Kahraman ordumuzun duacısıyız. Allah Ordumuzun yar ve yardımcısı olsun. Terör örgütleriyle mücadele kapsamında, yurt bütününde uygulanan Olağanüstü Hâlin uzatılmasını da destekliyoruz’’
Sanırsınız ki, katliamcı, soykırımcı ve işgalcı Türkiye’nin işlediği insanlık suçlarını savunan Erdoğan ya da Süleyman Soylu’dur konuşan. Bu Kürtlükten devşirilen ve kendi soyuna ihanet eden adam Zaza Federasyonu Başkanı. Yazıklar olsun! Kirmanckî dilini konuşan okulsuz, kitapsız, kendi tarihinden habersiz cahil insanları, „Siz Kürt değil, Zazasınız! Zaza milletisiniz“ diye kandırmaya çalışıyorlar, bu bilgi kirliliği içinde. Hayatında hiçbir kitap okumayan cahil insanlar da bu barbar avcıların oltasına takılıyorlar. İşte bunlar, uygarlık güçlerin soykırımcı projeleri çerçevesinde kendilerine Zazacıyım diyen devşirmelerdir.
Sömürgeci, işgalcı, soykırımcı devletin kuyruğuna takılan bu devşirilmiş Zazalar hem kendi etnik kimliklerini inkar ediyorlar, hem Zerdüst ya da Raha Heqî inancından geldiklerini inkar ediyorlar. Günübirlik yaşayarak dolaylı yollardan Türkçülük ve İslama oynuyorlar. Kimisinin bunlardan hiç haberleri bile yok. Özel Harp Dairesi‘nin kuyruğuna takılmış gidiyorlar. Okumuyorlar, araştırmıyorlar, kendi tarihlerinden haberleri yok. Ama MHP’liler gibi sokak tetikcilerin dilini çok iyi biliyorlar. TC’nin milisleri gibi kendi insanlarına düşmandırlar ve onların diliyle konuşuyorlar. Her birisi Koçgirili Alişêr’in başını düşmanları için kesen Rehber ve bacanağı Şêx Seid’a ihanet eden Binbaşı Kasım Bey (Ataç) gibi sömürgecilere, kendi halkının düşmanlarına çalışıyorlar. Devlet, MİT ve JİTEM elemanı „Yeşil“ kod adlı Bingöl’lü Zaza Mahmut Yıldırım gibi, en iyi tetikçilerini artık devşirilmiş Zazalardan seçiyorlar.
Devşirilmiş Zazalar hiç kendilerine sormuyorlar mı, acaba neden? İnsan bu kadar cahil olur mu? İnsan bu kadar kendi katillerine aşık olur mu? Diyeceğim lütfen kendi geçmiş binlerce yıllık tarihinizi araştırın, araştırıcı yazarlardan okuyun, resmi ideolojilerin yalanlarına bu kadar saf saf inanmayın, bu kadar cahil olmayın, bu kadar kendi katillerinize aşık olmayın!..
Berlin, 18.07.2025
Azad Ronî








