Demir Çelik
Toplumun demokratik konfederal ilişkisi esasıyla kendisini sivil demokratik toplum örgütlülüğü üzerinden özne olması, politik süreçlerin yürütücüsü olması, demokratik siyasetin olmazsa olmaz altın kuralıdır.
Demokratik siyaset Kürdistan’da DTK ile Türkiye’ de HDK aracılığıyla kendisini toplumsallaştırır. Yerellik ve yerindelik ilkesine bağlı olarak demokratik siyaset; az devlet çok toplum ve ekolojik komün anlayışı ile hareket eder.
Bu temelde demokratik siyaset;
1-Halkların ve toplumun kendi öz-örgütlülüğü ile politikada ve politik süreçlerde özne olmasıdır. Siyaset devletin ideolojik aygıtı konumundan çıkarılmanın sanatıdır. Siyaset toplumun bilinçli özgür eylemselliğine dönüştürüldüğünde çözümün iradesi olur.
Demokratik siyaset; toplumun özgücüne dayanarak kendisine sahip çıkma, kendisini koruma, konuşturma, özgür kılma ve özgürce geliştirmenin mücadele sanatıdır.
Demokratik siyaset; doğa ile iç ice yaşayan anacıl toplumun ahlâki ve politik değerleri ile halkların ve toplumun yeniden buluşturulması siyasetidir. Kendisini toplum kurtarıcılığı üzerinden tanımlayan devrimle devlet aygıtını ele geçirerek gerçekleştireceğini savunan iktidarcı anlayışa karşı demokratik siyaset, iktidara bulaşmaz, iktidarlaşmayı vê tahakkümü red eder. Çünkü devlet ve her tür iktidar, özgürlüğü elde etmenin zemini olamaz. Aksine bir durumla özgürlüğe el koyan oldukları için demokratik siyaset, toplumu ve onun özgücünü esas alır. Bu amaçla demokratik siyaset akademileri ve sosyal bilim merkezleri önemli işlev görürler. Toplumun komün, meclisler, konseyler, siyasi partiler, STÖ, DKÖ, Sendikalar, Oda ve Meslek kurumları aracılığıyla politik süreçlerin öznesi olmanın koşullarını yaratmanın siyasetidir. 2- Demokratik Siyaset; toplumun tarihi direnişçi geleneği üzerinden yükselir. Anacıl toplumun ahlâki ve politik değerlerini savunan, bu değerleri kendisinden sonraki insan toplumsallığına taşıyan bilgeler, ozanlar, evliya ve Peygamberler demokratik siyasetin yol yürütücüleridir.
Yol yürütücülerinin çoğulcu, dayanışmacı, komünal, demokratik ve kadın özgürlükçü mücadele deneyim ve birikimleri bizim için önemli mirastırlar. Mazdek, Babek, Şeyh Bedrettin ve diğer tarihi direniş çizgisi, bugünün demokratik siyasetine ışık tutmaktadır. Toplumun söz, karar ve yetki sahibi olması anlamına gelen demokratik siyaset, temsili elit siyasetten tamamen farklıdır. Elit siyaset erildir, devletçidir. Elit siyaset iktidarcı olduğu için dar kalıpçı, statükocu, dogmatik ve anti demokratiktir.
3- Demokratik siyaset; toplumun demokratik kültürünü ve bilincini esas alır. Toplumun kendi kendisini yönetmesi anlamına gelen demokratik siyaset, insanın kök hücresi evrensel değerlerinden, onun kültürel kodlarından beslenir. Bu temelde hiyerarşi karşıtıdır. Egemenlikçi sistemi ret eden eşitlikçi ve özgürlükçü olma karakterinin siyasetidir. Bu temelde başta kadınlar ve gençler olmak üzere toplum dinamiklerinin kendi meclislerinde eşit-özgür yurttaşlar olarak politik süreçlere dâhil oldukları siyaset demokratik siyasettir. Genelde devletçi iktidarcı sistemde, özelde de ulus devletli sistemde siyaset, iktidara ve devlete hizmet ettiği için tekçi, dar, statükocu ve anti demokratiktir. Kamu yararı gözetmez, kamuyu devletten ibaret bir algı ve anlayışa sahiptir. Kamu yararı ve güvenliği devletçi sistem tarafından sağlanamaz, toplumun kendi kendisini yönetmesi ile mümkün olabilir.
4- Demokratik siyaset; küçültülmüş devlet çoğaltılmış toplumu esas alır. Demokratik siyaset; “çokluk içinde birlik” ilkesi ile birinci ve ikinci doğaya yaklaşır. Birinci ve ikinci doğada her şeyin özgün ve özerk olduğuna inanır. Özgün ve özerk parçalarının dinamizmi ile bütünün oluştuğunu savunduğundan, toplumsal ekolojiyi, ya da başka bir ifade ile ekolojist demokrasiyi savunur. Demokratik siyaset;
Az Devlet+Çok toplumu,
Az Yasak+Çok özgürlüğü,
Az Hiyerarşi+Çok demokrasiyi amaç edinir.
Bu anlamda devletin küçültülmesi manasına gelen Adem-i merkeziyetçi süreci önemser. Adem-i Merkeziyetçilik;
1- Hizmetin bireye en yakın birim tarafından karşılanmasını (Yerellik, Yerindelik ilkesi),
2- Hizmetin insan odaklı olmasını,
3- Güç ve erk merkezileşmemeli, topluma yatay dağıtılmalı (Egemenliğin paylaşılması),
4-Hizmetin üretilmesi ve yürütülmesinde olduğu kadar bütçenin hazırlanması süreçlerinde de katılımcılık (Demokratik katılımcılık) ilkesi demokratik siyasetin uygulama ilkeleridir.
Bu ilkeler ışığında toplumun kendisini örgütlemesi, politik süreçlerin öznesi olması halinde sürecin inisiyatifini ele geçirebilir ve bu sayede Demokratik Toplumu ve Demokratik Entegrasyonu mümkün kılar.
20.11.2023
Demir Çelik








