Soner Soyer’in Berlin’de kurduğu Kirmanckî Kadın korusu. Video 2
Sanatçı Soner Soyer’in Berlin’de kurduğu Kirmanckî Kadın korusu.10.05.2025 Video 2

KİRMANCKÎ KADIN KOROSU
Koroyê Cenîyane Kirmanckî
Sanatçı Soner Soyer, 10.05.2025 tarihinde Berlin Akademie Muzikzetrum’da, 6 aydan beri Kirmanckî (Zazakî) dilinde 16 kadın ile beraber üzerinde büyük bir çalışma yaptığı ‘Kirmanckî kadın korosunu’ sahneye çıkardı. Büyük bir ilgi ile izlendi. Bu toplumun ihtiyacı olan şeydi. Her dilde kadın korosu vardı. Ama Kirmanckî /Zazakî dilinde yoktu. Soyer, bu eksikliği gideren iyi bir sanatçıydı. Çok iyi, güzel bir iş başardı. Kendisine içtenlikle teşekkürlerimizi iletiyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyoruz.
Kendi toplumun geçmiş kültürüne, diline önem veren yüzlerce seyircinin zevkle, mutlu göz yaşları ve biraz da bu dili konuşan ve soykırım kıskacına alınan mazlum Kürt halkın ‘uygarlık yıkıcı Türk egemenlik sistemi’ tarafından katliam ve soykırımdan geçirdiği için olacak ki, artık konuşanı az olan ve kaybolan diller arasında bulunması nedeniyle hüzünlü bir heyecanıyla seyrettiler. Seyircilerin bütün arzu ve dilekleri bu dilin kaybolmamasıydı. Kendi çocukları tarafından devam ettirilmesiydi.
Sümerologlar ve özellikle Samuel Noah Kramer, 6-7 bin yıl önce Lulubi, Kassit ve Hurrilerin Ana Tanrıca dili olduğunu yazıyor kitaplarında. Topluma kadının hâkim olduğu dönemin kadın Tanrıca diliydi. Ve bu pro-Kürt Hurriler’in en eski Ana Tanrıca İnanna’nın dili, daha sonra Sümerlerin Emesal lehçesi oluyordu. Emesal lehçesi Sümerlerin iki lehçesinden biridir. Evet, Sümerler’den de eski neolitik dönemin; yani tarım ve hayvancılığın geliştirildiği dönemden kalma kadim bir dil ve şimdi uygarlık güçlerin vekalet savaşçıları tarafından Sümer uygarlığın bir kalıntısı olarak onu konuşan halkı ile birlikte mezara gömmeye çalışıyorlardı!…
Sümer kaynaklarında Emesal lehçesi
Sümerolog Samuel Noah Kramer, Emesal lehçesi konusunda şunları yazıyor:
“İkinci biçim özelliğine gelince, bu da şöyle açıklanabilir. Sümer şair, destan ve mitsel yapıtlarında iki lehçe kullanır; asıl lehçe ve Emesal lehçe olarak bilinen diğeri. İkincisi (Emesal lehçesi) asıl asıl lehçeyle fazlasıyla benzer ve yalnızca düzenli ve karakteristik fonetik çekimler göstermesiyle ayrılır. Bununla birlikte, daha da ilginç olanı şairin Emesal lehçeyi eril değil, dişil bir ilahın doğrudan konuşmasını anlatmakta kullandığı gerçeğidir; bu nedenle gök kraliçesi İnanna’ın sözleri her zaman Emesal lehçesinde verilir.
Böylece, önümdeki metinleri dikkatle incelemem sonucunda, çeşitli pasajlarda anlamsız ve konuyla bağlantısız olarak alınan tekrarların gerçekte, şairin önceden asıl lehçede hikaye formunda anlattıklarının Tanrıca İnanna’ın Emesal lehçesinde yenilemesi olduğunu kavradım. Rehber olarak bu ipucuyla, şiirin ilk bölümünü bir araya getirmeyi başardım; bu 1938 yılında yayınlandı.“[1]
Sümer şairleri, yazarları, kralları, destan ve mitsel yazıları yazanlar kendilerini Emesal lehçesinde (bugün Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesi) daha iyi ifade edebiliyorlarsa, onlar da yerli halklar olan Hurri, Guti ve Lulubiler‘dendi. Ve sümer şehir beylikleri kurulmadan çok daha önce orada yaşayan halklardı. Sümerler döneminde konuşulan Emesal lehçesinde ‘Z‘ harfı kelimenin başındaysa ‘R‘ olarak okunur. ‘Ziusudra‘ adı ‘Riusudra‘ olarak okunur.
Lagaş şehir Kralı Gudea, Sümerlilerin ilk krallarından ve tufanı yaşayan Şuruppak şehir Kralı Ziusudra gibi Guti-Hurri kabilelerinden geliyorlardı. Ve Sümerlerin Emesal lehçesini de çok iyi konuşuyorlardı. Sümerlerin Emesal lehçesini o bölgede neolitik devrimi yaratan Guti, Hurri ve Lulubilerin diliydi ve bugünkü Kürtlerin konuştuğu çok eski Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesiydi. Araştırmalarımıza göre, ‚Ziusudra‘ ismi Emesal lehçesindeki isimlere aittir ve ‚Riusudra‘ olarak okunur. ‚Yüz göründü, yüz uyandı‘ anlamına geliyor.
Berlin,10.05.2025
Azad Roni
[1]. Samuel Noah Kramer, Sümer Mitolojisi, Kabalcı Yayınevi, İstanbul 2001, s.68








