Direniş Kazanacak!
Suriye hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (SDG) arasında 30. Ocak 2026 tarihinde 14 maddelik kapsamlı bir ateşkes ve entegrasyon anlaşması imzalandığı medya organlarında yayınlandı. Anlaşma maddelerine bakınca, 10 Mart 2025 Anlaşmasına çok yakın bir anlaşma. Demokratik Suriye Güçleri ile Şam Hükümeti arasında imzalanan yeni anlaşma, Kürtlerin Suriye içindeki statüsünü fiili bir tanınma düzeyine getirmiştir. Anlaşmaya göre 02.02.2026 Pazartesi günü Kobanê kuşatması sona erecek. Çocukların soğuktan öldüğü, insanların, aç, sussuz, elektriksiz, internetsiz, haberlerin alınmadığı, yardımların bırakılmadığı Kobanê kuşatması neden hemen şimdi Cuma günü değil de Pazartesi günü?
Ne olmuştu da küresel güçler üç yıl önceki gibi Ortadoğu’da insanlığın umudu durumuna gelen ve kadınların öncülüğünde kurulan doğayı koruyup seven komünalist bir anlayış, halkların eşit bir şekilde barış içinde, savaşsız bir arada yaşayacakları demokratik bir sistemimi yıkmak için gene cihatçı İslam gruplarını Rojava’da Kürtlerin üzerine saldırmıştı? Cihatçı-selefi çetelerin (HTŞ) önderi Ahmet Al-Golani’nin 18.01.2026 tarihinde Şam’da Kürtlere teslimiyeti dayattıkları Anlaşmayı kabul etmeyen Mazlum Abdi: “Vatanımı ve onurumu satmaktansa halkımla birlikte direnerek ölmeyi tercih ederim!” diye yanıt vererek Rojava’ya dönmüştü. Ve SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin verdiği kararla Kürtler direnişe geçtiler.
Peki ne oldu da Suriye hükümeti ve küresel güçlerin Kürtlerin direnişi karşısında geri adım atmak zorunda kaldılar?
Kürdistan’da, Avrupa’da Kürtler ve bütün dünya halkları 12 yıl önceki Kobanê’ye sahiplenme ruhuyla alanlara aktı. Dünyanın her tarafında Kürtler sokaklara döküldü; büyük yürüyüşler, mitingler yapıldı. Rojava’daki Kürtlerin, Avrupa’daki Kürtlerin ve dostlarının sokaklara dökülerek büyük direnişler göstermesi ve Kürt siyasetçilerin diplomatik arayışları sonucu Suriye hükümeti ve küresel güçler geri adım atmak zorunda kaldılar! Direniş kazandı!
ABD Senatosu ve Kongresi Kürtler lehine kararlar almaya başladı.
Kürt siyasetçilerin ilişkide oldukları ve birçok partinin destek verdikleri Senator Lindsey Graham, Kürtleri korumak amacıyla ABD Kongresi’ne sunduğu ”Kürtleri Koruma Yasası” Kongre’de gündeme alındı. Suriye’nin kuzeyindeki Kürt güçlerine yönelik uzun vadeli stratejik desteğini kurumsal bir zemine taşımayı planlayan ”Kürtleri Koruma Yasası” yasallaşırsa, ülkesini bir cihatçı gruplar platformu haline getiren ve bu cihatçı gruplara NATO silahlarını vererek destekleyip Kürtlerin üzerine süren Türkiye ve yeni Suriye Hükümeti’ne ağır yaptırımlar uygulanacak! Senatör Lindsey Graham, “Kürtlere saldıranlar fena halde yanılacak!” diye doğrudan Türkiye’yi ve Şam Hükümetini tehdit etti.
ABD Kongresi, ”Kürtleri Koruma Yasası”nı gündeme aldığını ve yaptırımların geleceğini gören Türkiye, Suriye hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında kapsamlı bir anlaşmanın imzalandığı 29 Ocak 2026 gününden bir gün sonra Türk ordusunu işgal ettiği Afrin’den geri çekmeye başladı!.. Çünkü emir dünyayı yöneten küresel güçlerden gelmişti.
Şam hükümeti şimdiye kadar yaptığı bütün antlaşmaları hep ihlal etti. İnsanların, Batı’nın Şam’da iktidara getirip istediği gibi yönlendirdikleri El Kaide ve IŞİD ardılları cihatçılara güveni yok. Bu Anlaşmanın da ihlal edilip edilmeyeceği henüz belli değil. İradesi olmayan, Türkiye ve küresel güçlerin emirleriyle hareket eden Şam hükümetine karşı büyük bir güvensizlik var.
Bu nedenlerden dolayı Anlaşma maddeleri pratikte kalıcı hale kavuşturalana kadar seferberlik hali ve alanlarda direniş, diplomatik arayışlar devam edecek!
Kürdistan halkı, dostları ve dünya halkları bu hafta sonu (yarın Cumartesi ve Pazar günü) geçmişin El Kaide, IŞİD cihatçı örgütlerin isim değiştirip kendilerini HTŞ olarak sunup Şam’da iktidara gelen karanlık güçlere karşı gene alanlarda olacak! Yani dünya halkları bu hafta sonu yeni Kobanê gününe hazırlanıyor. “1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma günü.”
1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü bütün dünya halklarına kutlu olsun!
Suçlarını Örtmeye Çalışan Tom Barrack
Kurullara ve yasalara uymayan ABD Başkanı Donald Trump’ın programlarını Ortadoğu’da uygulayan Tom Barrack’ın bu antlaşmayı süsleyip püfleyerek hemen, ““Suriye’nin ulusal uzlaşı, birlik ve kalıcı istikrar yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası. Suriye hükümeti anlamlı haklar ve kapsayıcılık sunarken, Kürt toplumu da ortak iyilik için katkılarını sürdürmeyi ve birleşik bir çerçeveyi benimsemeyi tercih etti” şeklinde X hesabı üzerinden yayınlaması onun bu olaylardaki suçlarını örtme psikolojisi olarak yorumlandı.
Çünkü Kürtlere 6 Ocak’ta saldırıların başlamasından sonra Tom Barrack’ın Türkiye’nin Kürt düşmanı kartını kullanarak Türkiye’den usulsüz bir şekilde yüklü paralar aldığı sosyal medya platformlarında dolaşıma girmişti ve bu haberleri ciddiye alan ABD İstihbarat Teşkilatları harekete geçmişti.
Amerika’daki haberlere göre, “ABD İstihbarat Teşkilatları, iş adamı ve milliyetçi Arap kökenli olduğu belirtilen Tom Barrack’ın Türkiye ile gizli ilişkiler yürüttüğü ve mali menfaatler karşılığında Türk devletinin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini gösteren bulgular elde etti…
ABD Kongresi İstihbarat Komitesi konuyla ilgili bir soruşturma başlattı.”
Demek ki Tom Barrack’ın suçunu örtmek için taraflar arasındaki ateşkes anlaşmasını hemen yayınlaması bundanmış! Kendisini temize çıkarmak istiyor.
30.01.2026
Azad Ronî








